
1998-1999 sezonunda Ersun Yanal ile çıktığımız süper lige 2009-2010 sezonunda veda ettik. Veda edişten - Bankasya liginin başlamasına kadar geçen süre birçok kişi için bir boşluk zamanıydı.
Bu boşluk bazıları için dahada uzadı belki ..
Takım ilk 10 haftada galibiyet alıp mükemmel oynamasına rağmen hala düşmenin verdiği bir sarsıntı hala mevcuttu kafalarda az yada çok.
Ama sevinmeye başlamıştık tekrardan. Altay maçı ve Tavşanlı maçı sonunun bize hissettirdikleri bunun göstergesi.
Derken takım düşüşe geçti , beklenmedik takımlara kaptırılan puanlar, bizi süper lige taşıyacak dediğimiz oyuncuların düşen performansı..
Kısaca fark atarak süper lige tekrar gelir denilen takım düşüşe geçti , bu hafta toparlanırız-öteki hafta geçer denilen süre Hamza Hoca'nın takımdan gönderilmesi ile son buldu.
Şimdi ne olacak ?
Yeni bir süreç başladı , önümüzde Rize maçı var , bu maçı kazanırız kaybederiz önemli olan bu maçtan sonrası birazda. Eksikle gidiyoruz , rakip bizim kadar güçlü ve bizim kadar süper lige istekli. Rize'den kaybedeceğimiz puan sineye çekilebilir. Önemli olan Diyarbakır-Erciyes-Giresun- G.B.B 'den puan kaybetmemekti.
Neyse..
Artık eskiyi unutup takıma gereken desteği vermeliyiz , nedenmi ?
Bu takım bu sene çıkmalı ! Yeri olan yere ne kısa zamanda dönmeli.
Yönetimin Teknik Direktör seçimi tabiki önemli. Ama artık iyiyi düşünelim iyi olsun. Karamsarlık birşey kazandırmaz artık.
Gelelim konu ismime neden yumruklar havaya ?
Tribünde gözlemim çoğu kişinin hevesinin gitmesi , eller aşağıda , tezehürat sırasında yumruğunu kaldıranların sayısı az. Bu bir heves yılgınlığının göstergesi bana göre. Yumruklar , çırpılan eller hiç susmasın tribünde ,yeni bir dirileşle birlikte onlarda yolculuk etsin.
Yumruklar inmesin haydi havaya.. bu takımı hep beraber çıkaralım..